8 Haziran 2026 – Türkiye ekonomisi, 2026 yılının ilk çeyreğinde yalnızca yüzde 2,5 oranında bir büyüme kaydedebildi. Önceki çeyreğe göre büyüme oranı ise sadece yüzde 0,1 olarak belirlendi. Nüfus artışı göz önüne alındığında, kişi başına düşen büyüme değeri yüzde 2’nin altına geriledi. Bu durumu değerlendiren CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Türkiye’nin artık üretim ekonomisinden uzaklaştığını vurgulayarak, “Türkiye artık büyümeyi değil günü kurtarmayı konuşuyor,” dedi.
Kış, Türkiye’nin genç nüfusuna iş imkanı yaratabilmesi için yıllık büyüme hedefinin en az yüzde 5-7 arasında olması gerektiğini hatırlatarak, “2024 yılında büyüme yüzde 3,3, 2025 yılında ise yüzde 3,6 oldu. 2026’nın ilk çeyreğinde bu oran yüzde 2,5’e düştü. Türkiye büyümüyor, yavaşlıyor. Üstelik bu düşük büyüme, yüzde 32’nin üzerindeki enflasyonun bedeliyle sağlanıyor,” diye ekledi.
“ÜRETİM DEĞİL TÜKETİM” Ekonomik büyümenin esas kaynağının üretim olması gerektiğini belirten Kış, mevcut büyümenin tamamen tüketime dayandığını ifade etti. İlk çeyrek verilerine göre hane halkı tüketiminin yüzde 4,8 arttığını, ancak sanayi üretiminin daraldığını vurguladı. Mal ve hizmet ihracatının ise yüzde 12,7 oranında düştüğünü belirtti. Kış, bu durumu “Üreten Türkiye yerine tüketen Türkiye yaratıldı. Fabrikalar duraklıyor, ihracat azalıyor, sanayi küçülüyor. Buna rağmen vatandaş kredi kartıyla hayatta kalmaya çalışıyor. Bu sürdürülebilir bir ekonomik model değildir,” sözleriyle değerlendirdi.
“İŞSİZLİK ORANI YÜKSEK” Büyüme yavaşlamasının istihdamda da olumsuz etkiler yarattığını dile getiren Kış, son bir yılda istihdamın 205 bin kişi azaldığını ve geniş tanımlı işsizlik sayısının 12 milyon 200 bine ulaştığını belirtti. Gerçek işsizlik oranının yüzde 30,1 olduğunu vurgulayan Kış, “İktidar, işsizliği makyajlı rakamlarla gizlemeye çalışıyor. Ancak gerçek ortada. Türkiye’de neredeyse her üç kişiden biri işsiz. İnsanlar iş bulma umudunu kaybettiği için iş aramaktan vazgeçiyor,” açıklamasında bulundu.
“BORÇLAR ARTIYOR” Ekonomide büyümenin yavaşladığı bu dönemde yurttaşların borç yükünün hızla arttığını belirten Kış, çarpıcı rakamları şöyle sıraladı:
– Vatandaşın bankalara ve finans kuruluşlarına borcu 6 trilyon 738 milyar liraya ulaştı.
– İlk dört ayda vatandaşların ödediği faiz 480,2 milyar liraya yükseldi.
– KOBİ’lerin banka borcu 7 trilyon 259 milyar liraya çıktı.
– Tarım sektörünün banka borcu 1 trilyon 390 milyar liraya yükseldi.
Kış, “Ekonomi yüzde 2,5 büyüyor ama vatandaşın borcu katlanarak artıyor. Burada büyüyen ekonomi değil, kredi kartı ekstresi. Büyüyen üretim değil, faiz yükü,” ifadelerini kullandı.
“BANKALAR KAZANIRKEN YURTTAŞ KAYBEDİYOR” Aynı dönemde bankacılık sektörünün dört ayda 473,9 milyar lira brüt kâr elde ettiğini hatırlatan Kış, ekonomik programın kazananının bankalar olduğunu söyledi. “Vatandaş geçinmek için kredi çekiyor, kredi kartına yükleniyor. Esnaf borçla dönüyor. Çiftçi borçla ekim yapıyor. Ama bankalar dört ayda 474 milyar lira kâr açıklıyor. Bu durum, ekonominin kim için çalıştığını açıkça gösteriyor,” dedi.
“BÜYÜMENİN NİTELİĞİ ÖNEMLİ” Kış, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Türkiye büyümeyi unuttu, çünkü üretimi unuttu. Sanayiyi unuttu. Çiftçiyi unuttu. İhracatı unuttu. Bugün açıklanan rakamlar bize şunu söylüyor: Bu ekonomi vatandaşın refahını artırmıyor. Yoksulluğu, borcu ve gelir adaletsizliğini büyütüyor. Türkiye’nin ihtiyacı, rakamlarla süslenmiş büyüme masalları değil; üreten, kazandıran ve adil paylaşan bir ekonomik düzendir.”