Vücut Ölçüleri ‘Normale’ Göre Büyük Olduğu İçin İstismar Edilen Sarah Saartjie Baartman’ın Hüzünlü Hikayesi

Dünyada milyarlarca insan var ve bazen çok değişik fiziksel özelliklere sahip insanlar olabiliyor. Bugün ‘alışılmadık’ vücut ölçülerine sahip, zenginlik hayalleri olduğu için faydalanılan bir genç kızın trajik hikayesini inceleyeceğiz.

Sirklerde aslan, maymun, egzotik kuşlar gibi hayvanların sergilenmesine maalesef alışılmış bir durum… Ama aslında sirklerde sadece hayvanlar sergilenmiyor.

Sirkteki eğlence dünyası hem perdenin önünde hem de arkasında aslında oldukça karanlık.

Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte 1789 civarında Güney Afrika’da doğduğu tahmin edilen Saartjie Baartman, Güney Afrikalı bir Khoikhoi kadınıdır.

Gençken kendi kabilesinden bir müzisyenle evlenen Sarah’ın eşi, Hollandalı sömürgecilerle yaşanan bir anlaşmazlık sonrasında öldürüldü ve Sarah 19 yaşındayken, Pieter Willem adında bir adam tarafından köle olarak satın alındı.

Pieter onu Cape Town’daki evine götürdü ve ona hizmetçilik yaptırdı. Daha sonrasında da adını “Saartjie” olarak değiştirdi.

Bunun ardından Sarah, 1810’da Pieter’in bir arkadaşıyla bir sözleşme imzaladı. Londra’da onun için ev işlerinde çalışmayı ve zaman zaman eğlence için kullanılmayı da kabul etti fakat bunu gönüllü mü yaptı yoksa ona zorla mı yaptırıldığının net bir bilgisi yok.

Sarah’nın Londra’ya taşınma nedeni daha iyi bir yaşam ve daha fazla para umuduydu.

Ama Sarah’ın düşük okuryazarlık seviyesi, etrafındakilerin gerçek niyetlerini anlamasını zorlaştırdı. Kısa süre içinde devasa kalçaları olan Afrikalı kadın olarak tanındı ve zamanla ünü yayıldı.

1810 ile 1815 yılları arasında Sarah İngiltere, İrlanda, Belçika ve Paris’teki sirklerde ve müzelerde hayvanlarla birlikte sergilendi.

Sarah gösteriler sırasında ya az giyinik ya da çıplaktı ve hayvanlarla birlikte halka açık yerlerde yürüyüş yapıyordu. Bunun yanı sıra, zengin müşterilerin evlerine onları eğlendirmek için gidiyordu.

Sarah’ın çıktığı gösteriler zamanla daha da vahşileşmeye başladı.

Sarah’a tüm bedenini kaplayan kıyafetler giydirildi yüzü boyandı ve dans ettirildi. Ancak daha sonra, 1814 yılında bu sefer de bir vahşi hayvan satıcısına satıldı.

Reaux adlı vahşi hayvan bakıcısı tarafından Paris’te sergilenen Sarah, daha da kötü muamelelere maruz kaldı.

Sirklerde vahşi hayvanlarla aynı kafese kapatılan Sarah, bir süre sonra da fuhuş  yapmaya zorlandı. 23 yaşında yaşadığı tüm bu acılara katlanamayarak alkolizm nedeniyle hayatını kaybetti.

Ancak Sarah’nın öldükten sonra bile rahat etmesine izin vermediler.

Görmek İçin Tıklayın

Ölümünden saatler sonra, ünlü bir Fransız bilim adamı olan George Cuvier, onun bedenini incelemek için izin aldı ve daha sonra Sarah’ın kalıntıları, bozulmasını önlemek için özel kaplamalarla tedavi edildikten sonra uzun bir süre Paris müzesinde sergilendi.

1990’larda eski Güney Afrika Cumhurbaşkanı Nelson Mandela ve diğer aktivistler onun Güney Afrika’ya döndürülmesi için çağrıda bulundular.

Sarah’ın kalıntılarını anavatanı Güney Afrika’ya geri getirmek zordu. Ancak, Fransız ve Güney Afrika hükümetleri arasında yapılan görüşmelerin ardından, Fransız Ulusal Meclisi cesedinin Güney Afrika’ya geri gönderilmesi için oybirliğiyle karar verdi. Sarah’ın cesedi daha sonra Güney Afrika’da düzgün bir şekilde gömüldü.

Sarah’nın trajedik hikayesi daha sonra perdelere aktarıldı.

Abdellatif Kechiche tarafından yönetilen, hayat hikayesini anlatan “Venus Noire’” (Siyah Venüs) adlı film birçok ödül aldı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir